Seyyid Abdullah
Vietnam ekonomisi dünyanın 44. büyük ekonomisidir ve 1980'lerin ortalarından bu yana Vietnam, son derece merkeziyetçi bir komuta ekonomisinden, açık piyasa temelli bir ekonominin desteğiyle muazzam bir dönüşüm geçirmiştir.
Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, yıllık GSYİH büyüme oranının yaklaşık %5,1 olması beklenen bu ekonomi, 2050 yılına kadar dünyanın en büyük 20. ekonomisi olacak ve dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olma özelliğini taşıyor.
Bununla birlikte, dünyada en çok konuşulan konu, Vietnam'ın büyük ekonomik atılımlarıyla Çin'i geride bırakarak en büyük üretim merkezlerinden biri olmaya aday olduğudur.
Özellikle Vietnam, bölgede tekstil, giyim, ayakkabı ve elektronik gibi sektörlerde yükselen bir üretim merkezi konumundadır.
Öte yandan, 1980'lerden beri Çin, muazzam ham madde, iş gücü ve sanayi kapasitesiyle küresel bir üretim merkezi rolünü üstlenmektedir. Sanayi gelişimine büyük önem verilmiş olup, makine imalatı ve metalurji sektörlerine en yüksek öncelik tanınmıştır.
Washington ve Pekin arasındaki ilişkilerin hızla kötüleşmesiyle küresel tedarik zincirlerinin geleceği belirsizliğini koruyor. Beyaz Saray'dan gelen öngörülemeyen mesajlar ABD ticaret politikasının yönü hakkında soru işaretleri yaratmaya devam ederken, ticaret savaşı tarifeleri de yürürlükte kalıyor.
Bu arada, Pekin'in Hong Kong'un özerkliğini kısıtlamayı tehdit eden ulusal güvenlik yasası önerisinin yol açtığı olumsuz sonuçlar, iki süper güç arasındaki zaten kırılgan olan birinci aşama ticaret anlaşmasını daha da tehlikeye atıyor. Bunun yanı sıra, artan işçilik maliyetleri, Çin'in daha az emek yoğun yüksek teknoloji sektörüne yöneleceği anlamına geliyor.
Bu zorluk, tıbbi malzeme temini ve COVID-19 aşısı geliştirme yarışıyla birleşince, her şeyden önce verimliliğe öncelik veren "tam zamanında" tedarik zincirlerinin yeniden değerlendirilmesine yol açıyor.
Aynı zamanda, Çin'in COVID-19'la mücadeledeki yaklaşımı, batılı güçler arasında birçok soru işaretine yol açtı. Vietnam ise, çoğu ülke COVID-19'un ciddiyeti ve yayılımıyla başa çıkmaya yeni başlarken, sosyal mesafe önlemlerini gevşeten ve toplumunu Nisan 2020 gibi erken bir tarihte yeniden açan ilk ülkelerden biri oldu.
Vietnam'ın COVID-19 pandemisi sırasındaki başarısı dünyayı hayrete düşürdü.
Vietnam'ın üretim merkezi olma potansiyeli
Bu küresel senaryonun gelişmesiyle birlikte, yükselen Asya ekonomisi Vietnam, bir sonraki üretim merkezi olmaya hazırlanıyor.
Vietnam, COVID-19 sonrası dünyada büyük bir pay elde etmek için güçlü bir aday olarak ortaya çıktı.
ABD imalat üretimini 14 Asya ülkesinden yapılan imalat ithalatıyla karşılaştıran Kearney ABD Yeniden Üretim Endeksi'ne göre, Çin ithalatındaki %17'lik düşüş sayesinde ABD imalat üretimi 2019'da rekor seviyeye ulaştı.
Medium'da yayınlanan bir rapora göre, Güney Çin'deki Amerikan Ticaret Odası da ülkenin güneyindeki ABD şirketlerinin %64'ünün üretimlerini başka yerlere taşımayı düşündüğünü tespit etti.
Vietnam ekonomisi, ihracattaki artışın da katkısıyla 2019'da %8 oranında büyüdü. Bu yıl da %1,5 oranında büyümesi bekleniyor.
Dünya Bankası'nın en kötü COVID-19 senaryosunda Vietnam'ın GSYİH'sının bu yıl %1,5 düşeceği yönündeki tahmini, Güney Asya'daki komşularının çoğundan daha iyi bir sonuç.
Ayrıca, yoğun çalışma, ülke markalaşması ve elverişli yatırım koşullarının yaratılmasıyla Vietnam, yabancı şirketleri/yatırımları kendine çekmiş, üreticilere ASEAN serbest ticaret bölgesine erişim ve Asya ve Avrupa Birliği ülkelerinin yanı sıra ABD ile de tercihli ticaret anlaşmaları sağlamıştır.
Ayrıca, son zamanlarda ülke tıbbi ekipman üretimini güçlendirdi ve COVID-19'dan etkilenen ülkelere, ayrıca ABD, Rusya, İspanya, İtalya, Fransa, Almanya ve İngiltere'ye ilgili bağışlarda bulundu.
Bir diğer önemli yeni gelişme ise, daha fazla ABD şirketinin üretiminin Çin'den Vietnam'a kayma olasılığının artmasıdır. Ve Çin'in pazar payı düşerken, Vietnam'ın ABD giyim ithalatındaki payı artış gösterdi; hatta bu yıl Mart ve Nisan aylarında Çin'i geride bırakarak ABD'ye en çok giyim tedarik eden ülke oldu.
2019 yılına ait ABD mal ticareti verileri bu senaryoyu yansıtıyor; Vietnam'ın ABD'ye toplam ihracatı %35 artarak 17,5 milyar dolara ulaştı.
Son yirmi yıldır ülke, çok çeşitli sektörlere hitap etmek için büyük bir dönüşüm geçiriyor. Vietnam, ağırlıklı olarak tarıma dayalı ekonomisinden uzaklaşarak daha piyasa odaklı ve sanayi merkezli bir ekonomi geliştirmeye yöneliyor.
Aşılması gereken engeller
Ancak ülke Çin ile omuz omuza rekabet etmek istiyorsa, aşılması gereken birçok engel var.
Örneğin, Vietnam'ın ucuz iş gücüne dayalı imalat sanayisinin yapısı potansiyel bir tehdit oluşturuyor; eğer ülke değer zincirinde yukarı çıkmazsa, Bangladeş, Tayland veya Kamboçya gibi bölgedeki diğer ülkeler de daha ucuz iş gücü sağlayabilir.
Ayrıca, hükümetin küresel tedarik zinciriyle daha uyumlu hale gelmek için yüksek teknoloji üretimine ve altyapısına daha fazla yatırım çekme yönündeki azami çabalarına rağmen, Vietnam'da sınırlı sayıda çokuluslu şirketin (MNC) araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) faaliyetleri bulunmaktadır.
COVID-19 pandemisi ayrıca Vietnam'ın hammadde ithalatına büyük ölçüde bağımlı olduğunu ve yalnızca ihracat için ürün imalatı ve montajı rolünü üstlendiğini ortaya koydu. Büyük bir geri bağlantı destek endüstrisi olmadan, Çin gibi bu büyüklükte bir üretime hizmet etmek hayalden öteye geçmeyecektir.
Bunların dışında, diğer kısıtlamalar arasında işgücü havuzunun büyüklüğü, nitelikli işçilere erişilebilirlik, üretim talebindeki ani artışı karşılama kapasitesi ve daha birçok faktör yer almaktadır.
Bir diğer önemli alan ise Vietnam'daki mikro, küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ'ler) - toplam işletmelerin %93,7'sini oluşturuyorlar - çok küçük pazarlarla sınırlı kalmaları ve faaliyetlerini daha geniş bir kitleye yayamamalarıdır. Bu durum, COVID-19 pandemisi gibi zor zamanlarda ciddi bir darboğaz oluşturmaktadır.
Bu nedenle, işletmelerin bir adım geri atıp yeniden konumlandırma stratejilerini yeniden gözden geçirmeleri hayati önem taşıyor; zira ülkenin Çin'in hızına yetişmesi için hala çok yol kat etmesi gerektiği göz önüne alındığında, 'Çin artı bir' stratejisini benimsemek daha mantıklı olabilir mi?
Yayın tarihi: 24 Temmuz 2020


